Geleceğin teknolojilerinin temelleri atılıyor
1000 GHz işlemci
MIT'deki bilim adamlarının şu sıralarda üzerinde çalıştıkları projelerden ilki yeni bir işlemci. MIT'nin yeni işlemcisinde grafin adı verilen özel bir madde kullanılıyor. Tamamen karbondan oluşan grafin, bilim adamlarının genellikle radyolarda ve benzeri elektronik cihazlarda kullanılan frekans çoğaltıcıyı işlemcide de kullanmasına imkan tanıyor ama frekanstaki gürültüsünü eleyebiliyor. Sonuç olarak bu durum, işlemcinin teorik olarak 1000GHz hıza ulaşmasını mümkün kılıyor.
Planlara göre bu işlemci hem bilgisayarlarda, hem de cep telefonu gibi işlemciye ihtiyaç duyan diğer cihazlarda kullanılabilecek. Üstelik MIT'nin Elektronik Mühendislik bölüm başkanı Tomás Palacio'ya göre bu işlemcinin ticari olarak kullanılmaya başlaması için sadece bir veya iki yıllık çalışma daha yapılması gerekiyor
Virüsten Pil
Normal şartlarda virüs kelimesi hiç birimize pek sevimli gelmez. Ne bilgisayar ortamında, ne de gerçek hayatta. Fakat MIT'deki bilim adamları konuya bizlerden daha geniş bir perspektiften bakmayı başarabiliyorlar. Böyle olunca da, gerçek hayatta bizi korkutan virüsleri bir anlamda "ehlileştirerek", teknolojinin hizmetine sunuyorlar.
MIT'nin taşınabilir cihazların pil ömrü sorununa getirdiği çözüm ise cebinizde virüsten imal edilmiş bir pil taşımak! Bu şekilde söyleyince kulağa çok sevimli gelmese de, bu virüslü pilin ömrü bugün kullandıklarımıza göre çok daha uzun olabiliyor. Bilim adamları zararlı olmayan ve genetik yapısı değiştirilmiş bu virüsleri, bir karbon materyali ile birlikte kullanarak pillerin katodunu oluşturuyorlar.
Bu uzun ömürlü pillere bir de MIT'nin diğer bir projesi olan, Li-ion pillerin çok hızlı şarj olmasını sağlayacak teknoloji de eklendiğinde pil sorunu neredeyse ortadan kalkmış olacak. Bilim adamları her iki teknolojinin de gerçek hayatta kullanılmak için sadece birkaç yılı olduğunu söylüyorlar.
Korkutmayan robotlar
Özelliklerinin yanı sıra, görünüşü de güzel olan robotlar üretmek düşünüldüğünden daha zor olabilir. Fakat bu biz kullanıcılar için önemli bir detay. Üstelik de bilim kurgu filmlerinin katil robotlarının anıları zihnimizde her daim taze iken.
MIT'de robotlar üzerine yapılan çalışmaların bir kısmı tamamen robotların görünümü üzerine yoğunlaşmış durumda. MIT'ye göre robotlar hem pek çok işlevi yerine getirmeli, hem de görünüşü ile insanları tatmin edebilmeli. Bunun ilk denemesi Kismet adlı robottu. İnsansı yüz ifadeleri olmasına rağmen görünüşü çoğu kimseyi tatmin etmedi. Ardından Huggable geldi. Dış yüzeyi tamamen bir oyuncak ayı gibi kaplanmış olan Huggable'ın sorunu da yeteneklerinin sınırlı olmasıydı.
MIT'nin son robotu ise Tofu. Tüylü ve çok sevimli görünen bu robotun özellikle çocuklar tarafından çok sevileceği tahmin ediliyor çünkü yüz ifadeleri geliştirilirken Disney'in çizgi filmlerinden esinlenilmiş.
MIT'nin diğer bir projesinde ise robotlar birer bahçıvana dönüşüyor. Bir robotik eli, bir sulama hortumu ve bir dijital algılayıcısı olan bu robotlar, bahçedeki hangi sebzenin ne zaman sulanması gerektiğini yaptıkları ölçümler sonucunda karar verebiliyorlar. Bu da yetmezmiş gibi en uygun vakti hesaplayarak, mahsulleri bile kendileri toplayabiliyorlar.

