| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
Yazılar arşiv 05.2009 Other entries in 2009-05 resimler, videolar

Cep telefonuyla konum tespiti nasıl yapılıyor

 Cep telefonuyla konum tespiti

Mobil telefon şebekeleri, ülke geneline yayılmış, değişik boyutlarda kapsama alanına sahip olan baz istasyonları ile kurulur. Şehir içlerinde, daha düşük kapsama alanına sahip çok sayıda baz istasyonu bulunurken, şehir dışlarında daha uzun menzile sahip, az sayıda ve güçlü baz istasyonları üzerinden GSM hizmetleri verilir.

Baz istasyonları hücre sayılarına göre ikiye ayırılır. Bunlar dairesel kapsama alanına sahip tek hücreli, veya farklı sektörlere ayrılmış, büyüklükleri ve açıları ihtiyaca göre ayarlanmış, buna göre farklı kapsama alanları sunabilirler.

Farklı sektörlere ayrılmış baz istasyonları, genelde üç farklı açıda ve kapsama alanına sahip yönlendirilmiş parçalar ile kapsama alanlarına hizmet verirler.

Konum belirlenirken, en değerli bilgiyi daha küçük kapsama alanına sahip ve sık yerleştirilmiş baz istasyonları sağlarlar. Bu istasyonların yerleri ve kapsama alanları sınırlı olduğu için, mobil istasyonun, yani cep telefonunun, nerede bulunduğu farklı baz istasyonlarından alınmış uzaklık bilgisi ile saptanır.

Hücreye ait kimlik bilgileri şehir içinde 300 ile 500 metre, kırsal kesimde ise 35 kilometre çapında bir daire belirsizliği ile mobil istasyonun yerini yaklaşık olarak belirler. Bu bilginin sağlamlaştırılabilmesi için, hücresel kimlik bilgisi, zaman/uzaklık bilgisiyle harmanlanarak, mobil istasyonun yeri daire içinde bir çember oluşturacak şekilde yeniden hesaplanabilir.

Ancak bu bilginin daha ayrıntılı bir şekilde alınabilmesi için, mobil istasyonu kapsama altında tutan birden fazla baz istasyonundan alınacak sinyal uzaklığı bilgisinin yorumlanması gerekir. Ancak bu hesaplamanın yapılabilmesi için, tüm baz istasyonlarında, mobil terminallerin uzakluğını hesaplayabilecek LNU adı verilen bir cihazın bulunması gerekir.

Bilim adamlarını heyecanlandıran keşif

Hubble, Chandra teleskoplarıyla Hawaii'de 4200 metrelik rakımda kurulu Mauna Kea Keck İkiz Teleskopunun yardımıyla yapılan keşifte, Andromeda'daki gezegende Dünya'nın jeolojik zaman dilimlerinden Devon'a çok benzeyen bilgisayar bulguları sağlandı.

ABD'nin California Teknoloji Kurumu (Caltech) ile aynı eyalette kuruma bağlı Pasadena'da kurulu 70 yıllık köklü ordu tesisi olan, Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesine (NASA) bağlı Jet Motorları Araştıma Merkezi (Jet Propulsion Laboratory: JPL), ilk olarak Almanya'da Max Planck fen bilimleri kurumunun tespit ettiği büyük buluşu doğruladı.

Dünya'nın 395-280 milyon yıl önceki haline çok benzer bulgular elde eden astrofizikçilerle jeologlar, "Bu gezegende yaşam mutlaka var. Çünkü gezegenin çapı ve beslendiği güneşın (yıldızın) uzaklığı, Güneşimiz ve Yer'e yakın, yani tahminen 14 bin km ve 168 milyon km uzaklıkta" dediler. Dünya'nın çapı yaklaşık 12 bin km.

Almanya'nın güneybatısında Baden-Württemberg eyaleti Heidelberg kentindeki Max Planck fen bilimleri atomaltı fiziği araştırma kurumundan astrofizikçi Sascha Kempf, demecinde şunu söyledi:

"14 bin km çaplı Andromeda gökcisminde mevcut olabilir gözüken 'O' derece sıcaklık hem don, hem erime, hem buharlaşma için eşik değer taışyor. Bu yüzden buradan yükselen güzel kara buhar bulutunu kaydetmiş bulunuyoruz. Kara buhar bulutlarının arasında yumuşakçalar, kafadanbacaklılar, bizde fosilleri bulunan envai çeşit balık ve iğneyapraklılara benzer çok zengin bitki ortüsü için son derece yoğun ortam saptandı."

JPL'den Henry Wallach ile Avrupa Uzay Kurumundan (ESA) Fransız Prof. Paul Givernique, "Katalog numarasıyla bu MCMXCIX-II gezegeninde 'ileride' insan benzeri varlıklar neden yaşamasın" dedi.

Japonlar düşünceyi anlayan robot peşinde

Bilim ve Teknoloji

İnsana benzeyen Asimo robotunu tasarlayan Japon otomobil firması Honda'nın araştırmacıları, insanın düşünce gücüyle bu tür bir robotu kontrol etmesine olanak sağlayacak bir teknoloji geliştirdi.

Honda Araştırma Enstitüsü Başkanı Yasuhisa Arai, yaptığı açıklamada, henüz başlangıç aşamasında olduklarını belirterek, ''Bu teknolojiyi bir gün farklı makinalara yerleştirmeyi düşünüyoruz'' dedi.

Beyinden gelen talimatları robotlara uygulatmayı amaçlayan bu teknolojide, beynin faaliyetlerinin analizi, sensörlerle donatılmış bir kask vasıtasıyla gelişmiş bir bilgisayar tarafından yapılıyor.

Bu kaskı kullanan bir insan, konuşmadan ya da parmağını bile oynatmadan Asimo'ya bir ayağını ya da kolunu kaldırması talimatını verebilecek.

Araştırmacılara göre, insanın bir elin havaya kalktığını düşünmesi robotun bu eylemi yapabilmesi için yeterli olacak.

Şirket, bu teknolojinin, elektronik temizlik cihazları, bilgisayarlar, yardımcı robotlar ve otomobillerde kullanılabileceğini düşünüyor

Kuzey Kutbu'nun buzları incelenecek

Kuzey Kutbu'nun buzları incelenecek

ABD uzay ajansı, bir ay sürecek bir Kuzey Kutbu araştırması başlattığını açıkladı. Kuzey Kutbu'nda bulunan Grönland'in buz tabakasını araştırmak üzere bir uçak kullanılacak.

Araştırma, NASA'nın Kuzey Kutbu'nu yakından araştırmak, Grönland ve İzlanda'nın buz tabakalarını incelemek üzere gerçekleştireceği iki araştırmanın birincisi olarak duyuruldu.

NASA'nın buz, bulut ve karasal yükseltileri incelemek için geliştirdiği ICESat'ın (Ice, Cloud and land Elevation Satellite) ise Dünya'nın buz tabakalarının nerede ve nasıl değiştiğini tahmin etmek üzere başlatılan sezonluk görevini tamamladığı kaydedildi

Kan akışı elektriğe dönüşüyor

Kan akışı elektriğe dönüşüyor

Basit vücut hareketleri, kan akışı veya çok hafif şekilde esen rüzgar gelecekte bir gün kişisel müzik oynatıcıları, cep telefonları gibi teknolojik cihazlara enerji sağlamak için kullanılabilir.

Salt Lake City'de düzenlenen 237. Amerikan Kimya Topluluğu buluşmasında Georgia'lı bilim adamlarının tanıttığı nanojeneratör teknolojisi, beden hareketleri hatta damardan akan kanın yarattığı mekanik enerjiyi, birçok elektronik aletin pile ihtiyaç duymadan çalıştırabilecek elektrik enerjisine çevirebilecek.

"Bu araştırma savunma teknolojileri, çevre takibi, biyomedikal bilim ve hatta tüketici elektroniği için büyük etki yaratacak" şeklinde konuşan Georgia Teknoloji Enstitüsü profesörü Zhong Ling Wang, yeni "nanojeneratör"ün sayısız uygulamayla elektronik cihazların çalışmasına olanak tanıyabileceğini ifade ediyor

Araştırmacılar, nanojeneratörün hareket olan her yerde enerji üretebileceğini ifade ediyor. Kalp atışı, rüzgar, beden hareketleri gibi çok düşük frekanslı titreşimler üreten hareketleri  çinko oksit (ZnO) nanokablolar ile elektriğe çevirilebilecek. ZnO nanokablolar mekanik gerilim yaşadıklarında elektrik üretebiliyorlar. Bu kabloların çapı bir insan saçının çapının 1/5000'i kadarken Uzunlukları ise insan saçının 1/25'i boyutunda.

Proje ABD Enerji Bakanlığı'nın Savunma Amaçlı Gelişmiş Araştırma Projeleri İdaresi, ABD Milli Sağlık Enstitüsü ve ABD Milli Bilim Vakfı tarafından destekleniyor

Bilim ve Teknoloji bloğu

 

Bilimin ve Teknolojinin yazıları güncel olarak takip edilip bu blogda yer alacaktır.

Atlantik'teki ısınmanın nedeni

Atlantik'teki ısınmanın nedeni 

ABD'nin Wisconsin Üniversitesi'nden bilim adamları, atmosferde asılı kalan toz ve diğer parçacıklar ile iklim değişikliklerinin uydudan alınan verilerini inceledi.

26 yıldır Atlantik'deki ısınma ile 1982'de Meksika'daki El Chichon ve 1991'de Filipinlerde'deki Mont Pinatubo yanardağının faaliyete geçmesinin etkilerini hesaplayan bilim adamlarından Amato Evan, Atlantik okyanusunda son 26 yıldır sıcaklığın artmasının büyük ölçüde kum fırtınalarının ve yanardağ faaliyetlerinin azalmasına bağlı olduğunu belirtti.

Evan, sıcaklığın az da olsa artmasının, sıcak sularda daha fazla meydana gelen kasırgaların sıklığını ve yoğunluğunu etkilediğini vurguladı.

Araştırma Science dergisinde yayımlandı